Yeneroğlu: “NSU davası ne cinayetlerin aydınlatılmasını sağlamış, ne de adalet getirmiştir. Bu nedenle bu dava bitmemiştir!“

173

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, NSU cinayetleriyle ilgili mahkeme kararını, “Mahkemenin almış olduğu mahkumiyet kararıyla verilen ceza bir karar müsveddesi olarak tarihe geçecektir. Beş yıllık dava sürecinde, cinayetlerin aydınlatılmasını sağlayan cevaplardan çok soru işaretleri ortaya çıkmıştır. Olayların gerçekte aydınlatılmasının imkânsız hâle getirilmesiyle güvenlik birimleri ırkçı terör örgütü NSU mağdurlarını adaletten mahrum bırakmıştır. Hilelere başvurmuşlar, dosyaları imha etmişler ve delilleri sistematik bir şekilde yok etmişlerdir.“ sözleriyle değerlendirdi. Yeneroğlu açıklamasında şunları kaydetti:

“Bir mahkeme sanığın işlediği suçu sadece bireysel olarak yargılayabilir. Bu durum, terör örgütü NSU‘ya yardımda bulunma şüphesi olan kişileri bile sürece dahil etmeyen NSU davası için de geçerlidir. Dava süreci, cinayetlerin aydınlatılmasını sağlayan cevaplardan çok soru işaretlerini ortaya çıkarmıştır. Olaylar kapsamlı bir şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır. Baş sanık Beate Zschäpe bu noktada hiç bir katkıda bulunmamıştır. Sadece daha önce bilinen ve şu an hayatta olmadığı için cezalandırılma imkânı olmayan bir fail ile ilgili ifadelerde bulunmuştur. NSU terör örgütünün kurbanı olan kişilerin aileleri niçin ve nasıl hedef seçildiklerini hâlâ bilmiyorlar. Eylemlerde yüksek ihtimalle başka kişilerin yardımda bulunduğu iddiasının üzerine ise ciddi bir şekilde gidilmemiştir. Aynı şekilde Zschäpe’nin eylemlerden ne kadar haberdar olduğunu ve somut olarak hangi rolü oynadığını mahkeme sürecinde öğrenemedik. NSU terör örgütünün çevresinde aktif olan yaklaşık 20 ajanla birlikte 500 kişilik ağın rolü de aydınlatılmamıştır.

Federal Savcılık NSU cinayetlerinin etraflıca aydınlatılmasına yönelik gerekli ilgiyi göstermemiş, aksine faillerin ve faillere yardımda bulunan çevrenin mümkün mertebe küçük tutulmasına odaklanmıştır. İstihbarat birimiyle polisin başarısızlığı ve bazı kamu görevlilerinin olaylarla ilintili olma ihtimali de gelecekte bir muamma olarak kalacaktır. NSU terör ağının ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilecek ne varsa, kaynakların korunması gerekçesiyle kilide vurulmuştur. Özellikle iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatları beş yılı aşkın süredir devam eden mahkeme sürecinde açık yüreklilikle her durumu masaya yatırma hususunda isteksiz kalmıştır. Bunun yerine ilgili dosyaları imha etmişler, delilleri de sistematik olarak karartmışlardır.

Federal Şansölye Merkel hiç şüphesiz, cinayetlerin kusursuz bir şekilde aydınlatılacağı sözünün yerine getirilmesini istiyordu. Ancak kurumların çarpık yaklaşımına nüfuz etme imkânı bulamadı.  Polis veya istihbarat birimine karşı delil karartma gerekçesiyle tek bir ceza davasının bile açılmamış olması bunun göstergesidir. Bu durum kurumlarda benzer suçların tekrarına engel olabilecek caydırıcılıktan uzak olduğumuzu da gösteriyor.

NSU cinayetleri aynı zamanda siyasal ve toplumsal olarak da gerekli derslerin alınmadığı, yeterince üzerinde durulmayan ve muhasebesi yapılmayan bir meseledir. Federal ve eyaletler düzeyindeki 13 meclis araştırma komisyonunun yapısal önerileri hâlâ dikkate alınmamaktadır. Almanya’da birçok masum insanın hayatına mal olan kamudaki kurumsal ırkçılığın üzerine ciddi bir şekilde gidilmemiştir. Bu nedenle mahkemenin verdiği kararla son nokta konulamaz. Cinayetleri aydınlatma süreci tamamlanmamıştır. Terör örgütü NSU ve arka planda bağlantılı olduğu çevre ile ilgili şu ana kadar yürütülen süreç, Almanya’nın kendi tarihine karşı yaptığı onursuz bir muamele ve Nazi kurbanlarının ailelerine vurduğu bir tokattır.”

61 total views, 1 views today