Üniversiteli 4000 genç Üniversiteliler Günü’nde buluştu

229

İSKENDER GÜNGÖR-ESSEN

İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları (IGMG) Avrupa ülkelerinin tümü, ABD, Kanada ve Avusturalya üniverstelerinde okuyan 4000 üniversiteliyi “Bilgiden bilince “ sloganıyla UNIDAY adlı Üniversiteliler Günü’nde bir araya getirdi.

Hessen bölgesinden Emre Değer’in okuduğu Kur’an tilavetiyle başlayan programın ana sorumlusu IGMG Üniversteliler Başkanı Selçuk Çiçek’in selamlamasıyla başlayan programda IGMG Gençlik Teşkilatları Başkanı Ünal Ünalan, IGMG Genel Sekreteri Bekir Altaş, IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Prof Dr. Moncef Marzouki, Dr.İbrahim Halil Üçer, Dr.Abrurrahman Reidegeld, Hattat Mustafa Cemil Efe’nin Hüsn-i Hat Sergisi ve müzik grubu Le Trio Joubran sahne aldılar.

SELÇUK ÇİÇEK: AVRUPA’DA İSLAM DEVLET ELİYLE DEĞİL, KENDİ DOĞAL SÜRECİNDE KÖKLEŞECEK

Programın hazırlayıcısı IGMG Üniversiteliler Başkanı Selçuk Çiçek, yaptığı konuşmasında üniversitelilerin yüksek bir vizyona ve hayale sahip olmalarına değindi. Çiçek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“İnsanlık olarak büyük meydan okumalarla karşı karşıya bulunuyoruz.“

Bu büyük meydan okumalar karşısında bizim söyleyecek bir sözümüz olmalı. Bir iddiamız, insalığa bir vaadimiz olmalı. Benim müslüman üniversiteli kardeşimin en büyük gayesi sadece akademik kariyer yapmak olamaz. O, diploma ve o akademik kariyer, ancak insanlığın hizmetine sunulduğu ölçüde değerlidir, ancak o ölçüde anlamlıdır.  Müslüman üniversiteli kardeşimin vizyonu İslam dünyasına 2 asır önce yitirmeye başladığı Ey İnsanlar!’ diye hitap edebilme yeteneğini yeniden kazandırma olmalı. İçinde yaşadığımız çağdan mesulüz. Çünkü biz bu çağın bir mensubuyuz. Mensup olduğumuz için de mesulüz. Zira Mensubiyetten her zaman mesuliyet doğar“ diyen Üniversiteliler Başkanı Selçuk Çiçek, Alman İslam’ı, Fransız İslam’ı gibi söylemleri eleştirdi. Çiçek, “Mümin her yerin her coğrafyanın yerlisidir. Mümin doğunun da, kuzeyin de yerlisidir. Kimse müslümanları herhangi bir coğrafyaya hapsetmeye kalkmamalı. Mümin, bulunduğu her coğrafyarın yerlisidir. Müminin azınlık psikolojisi de yoktur.  Bunun yanı sıra, birilerinin devlet eliyle Alman İslamı, Fransız İslamı, Avusturya İslamı gibi  oryantalist yaklaşımlarla bir islami kimlik üretmeye çalışmaları da beyhude adımlardır.

Naısl ki bundan 1 asır evvel anadoluda nasıl ki devlet eliyle bir ulus din dayatmasını müslümanlar vicdanlarında ret ettiyse ve bedel ödediyse, bugün de aynı şekilde bunu burada da ret edecektir. Zira İslam ve Müslümanlar, kendi doğal süreci içerisinde bu topraklarda kökleşmeye devam edecektir, dayatmayla ve devlet eliyle değil.“ dedi.

KEMAL ERGÜN: MÜSLÜMANIN RADİKALİ SAĞI SOLU ORTASI OLMAZ

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün düzenledikleri etkinliklerle Avrupa  ve dünyanın diğer ülkelerinde eğitim gören gençlerin yanında olduklarını  belirterek, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü.

„Benim özellikle üniversiteli gençlerimize tavsiyem, kendilerini iyi  tanımlasınlar. Yani biz Müslüman birer birey olarak burada yaşıyoruz. İslam ve  Müslüman kimliği tanımını da şuradan buradan değil, yine kendi belliklerinden,  kendi değerlerinden, kendi dinlerinden, kendi peygamberlerinden ve kendi  geleneklerinden alarak bu tanımı yapsınlar. Dolayısıyla İslam’ın radikalı, sağı,  solu, ortası, coğrafyası olmaz. Bu tür tanımlamalardan son derece uzak  dursunlar.“ dedi.

Kemal Ergün ünüversteli binlerce gence yaptığı konuşmada kısaca şu ifadelere yer verdi. “Şu an geleceğin doktorları, mühendisleri, avukatları, eczacıları, öğretmenleri, ilahiyatçıları, sosyologları, psikologları, edebiyatçıları, filozofları, politologları ve tarihçileri burada; bu salonda. Burada, dünyanın en iyi ve en başarılı üniversitelerinde okuyan yüzlerce gencimiz var. Aramızda katıldığı projelerle ödül alanlar var. Aramızda üniversiteyi dereceyle bitirenler var. Aramızda her zorluğa rağmen akademide kalıp, doçentlik yapanlar var. Aramızda makaleleriyle bilim dünyasına katkı sağlayanlar var. Bütün bu başarılarınızla sizler cemiyetlerimizin ve içinde yaşadığımız toplumların gururusunuz. Bugün sizleri Kanada’dan, Avustralya’dan, Amerika’dan, Orta Doğu’dan, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’denburaya getiren ortak nokta, Müslüman gençler olarak insanlığa hizmet etme aşkına sahip olmanızdır. Allah her birinizden binlerce kez razı olsun. Bugün 200’e yakın İrfan Evimizle, ailesinden uzakta okuyan binlerce üniversite öğrencisine kalacak yer sağlıyoruz. Ve bu hizmeti yine ağırlıklı olarak, teşkilatımız bünyesindeki üniversite öğrencileri organize ediyorlar. Üniversitelerde dernekler kuruyorsunuz. Bu derneklerde okula yeni başlayacak öğrencilere destek sağlıyorsunuz. Kampüslerde İslam Haftaları, seminerler, programlar, iftarlar düzenliyorsunuz. Üniversitelerde mescitler açılması için mücadele veriyorsunuz. Okuma halkaları, sohbetler, geziler düzenliyorsunuz. Bütün bunları da iki sınavın arasında,geceleri uykusuz kalarak, türlü fedakarlıklarla, belki de çok zor şartlar altında yapıyorsunuz. İşte bizim sizlerle gurur duymamızın bir başka nedeni de, sizin yalnızca ilimin peşinde koşmanız değil değerli kardeşlerim. Siz, ilmin peşinde koşarken, bir yandan da bu dünyaya artı değer katacak her türlü mücadelenin içerisinde olduğunuz için bizim övünç kaynağımızsınız. Cenâb-ı Hakk vaktinizi bereketlendirsin. Sizleri destekleme konusunda da bizlere güç versin. Diğerek sözlerini sürdürdü.

TUNUS ESKİ CUMHURBAŞKANI MONCEF MARZOUKİ’DEN İNSAN HAKLARI HASSASİYETİ VURGUSU

Programın ana konuşmacılarından olan  Tunus eski Cumhurbaşkanı Moncef Marzouki, Batı’da yükselmekte olan İslamofobiaya’ya dikkat çekti. Marzouki: Bugünkü  islamofobia ve teror, batı devletlerinin arap ülkelerindeki diktatörlüklere destek vermesinin sonucudur. Batı yanlış Ortadoğu politikalaları islamofobiyi tetikledi. “Islamcı terör” batı dünyasının Arap ve müslüman ülkelerdeki diktatorleri desteklemesinin sonucudur diyen Marzouki, İslam dünyasında başta olmak üzere dünya genelindeki insan haklarına dair gelişmelere değindi ve üniversitelilere büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı.

TUNUS’A VE MÜLTECİLERE DESTEK VEREN ERDOĞANA TEŞEKKÜR ETTİ

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Munsif el-Merzuki, „Bir Arap  olarak, Türkiye’ye, savaştan ve diktatörlükten kaçan 3 milyon Suriyeliye  topraklarını ve kalbini açtığı için teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.“ dedi. Munsif el- Merzıki “Turkiyeye hem güçlü bir müslüman ülke imaji verdigi hemde Tunus devrimine verdigi destekten dolayi sayın Erdoğan’a tesekkür ediyorum.”

TERÖRDEN MÜSLÜMANLAR MAĞDUR

Teror saldIrıIarının  magdurlarının yüzde 90 nı müslumandir dolayısi ile islam tehdit değil magdurdur.” dedi. Proğramda hat sanatları sergisi gösterime sunulurken gecede çeşitli ödüller sahiplerini buldu. Proğramda Le Trio Jaubran müziğiyle sahne aldı.

 

227 total views, 2 views today