Düsseldorf Konsolosluğu Milli Görüş ile Koruyucu Aile proğramı yaptı

38

İSKENDER GÜNGÖR/ KÖLN

T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği, IGMG Duisburg-Wanheim Eğitim ve Kültür Merkezi ile birlikte koruyucu aile bilgilendirme toplantısı düzenledi.

 İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları (IGMG) Düsseldorf Bölge Başkanı Bayram Kılıç “  İslam’da aile konusu çok önemlidir ve koruyucu aileliğin bunun içinde ayrı bir yeri vardır.” Diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü.

“ Hz. Peygamber (a.s.) birçok hadisinde yetimlere sahip çıkmanın önemine değinmiştir. Örneğin: ”Yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimseyle ben cennette işte böyle (iki parmağıyla göstererek) yan yanayız” buyurmuştur. Bu nedenle koruyucu aile olmak konusunda biz de üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Bu tür toplantıları sık sık düzenleyerek toplumsal duyarlılığımızı artırmanın peşinde olmalıyız.” Dedi.

  Proğramda kısa bir selamlama konuşması  yapan T.C. Düsseldorf Konsoloslosu Fatma Taşan Cebeci.“Bir hafta önce Türkiye’den YTB Başkanı Abdullah Eren Başkonsolosluğumuza geldi. Kendisi 2020 yılını “Aile Bütünlüğünü Koruma yılı”  olarak ilan ettiklerini ifade etti. Biz de bunu destekliyoruz. Bu toplantı da tam bu hedefe yönelik bir toplantıdır. Aile toplumun temel taşıdır. Çocukların ailede büyümesi önemlidir. Aile, dil, kültür ve dini kimliği gelecek nesillere aktaran bir kurumdur. Ailelerden değişik sebeplerle alınan çocukların dilleri ve kültürlerinin korunması yine bir ailenin içinde olabilir. Bunun için hepimiz bundan sorumluyuz.” Dedi.

500 CAMİ 500 KORUYUCU AİLE

T.C. Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Raci Mazı, “IGMG’nin 500 tane camisinin olduğunu her  camide en az bir koruyucu aile olmalıdır. Bu nedenle “500 Cami 500 Koruyucu Aile” sloganının bu yılın sloganı olmasını öneriyorum. Biz de bugüne kadar yaptığımız toplantılarda 500’ün üzerinde bir koruyucu aile adayı kitlesine ulaştık. Her STK kendi üzerine düşen görevleri yerine getirirse daha çok insanın koruyucu aile olmasına vesile oluruz. Bugünkü toplantımızda mevcut koruyucu ailelerimiz de tecrübelerini aktaracaklar. Onlar bu konunun asıl kahramanlarıdır. Daha önceki toplantılarımızda konuşan bir koruyucu ailemiz Solingen’de alkolik bir anneden yeni doğmuş ve doktorların yaşayamaz dediği bir Alman bebeği alıp tekrar topluma kazandırdı. Orada yıllar önce Türk ailelerin çocukları öldürülmüştü. Bu örnek bizim koruyucu ailelerimizin içinde yaşadığımız topluma olumlu katkıların olduğunu göstermektedir. “ Dedi.

 Selamlama konuşmalarından sonunda  koruyucu aile belgeseli gösterime sunuldu. Belgeselde annesi vefat etmiş ve babası tarafından terk edilen bir çocuğa bir koruyuce ailede nasıl sahip çıkıldığı ve aile sıcaklığı içinde büyütüldüğü teması işlendiği görüldü.

Daha sonra koruyucu aile olmak için neler yapmak gerektiği sorusu ele alındı. Bu konuyla ilgili Aile Ataşeliği pedagoglarından Sabri Aydın bir sunum gerçekleştirdi. Aydın koruyucu aile olmanın zor bir süreç olmadığını, aranan en önemli üç şartın, bağımsız bir maddi gelirin olması, evin yeteri derecede büyük olması ve ebeveynlerden birisinin Almanca bilmesi olduğunu vurguladı. Ayrıca koruyucu aile olmak için evli olma şartının olmadığını, tek ebeveynli ailelerin de hatta bekarların bile koruyucu aile olabileceklerini ifade etti. Bu şartların bugün yerinde olmaması durumunda gelecekte bu şartların yerine gelebileceğini hatırlatan Aydın, koruyucu aile olmak isteyen aileleri sürecin başından sonuna kadar Ataşelik olarak desteklediklerini ifade etti.

KORUYUCU AİLEYE AYLIK 1000 AVRO

 Başvurdukları kurumlarda herhangi bir sorun çıktığını onları alternatif kurumlara yönlendirdiklerini söyledi. Ayrıca her koruyucu aileye Alman devletinin aylık olarak 1000 Euro’ya yakın bir maddi yardım yaptığını, dolayısıyla çocukların maddi bir yük olarak değil, tam tersine bereketleriyle aileye geldiklerinin altını çizdi.

Programın son bölümünde koruyucu aile olan E. Hanım ile K. ailesi koruyucu aile olma konusunda yaşadıkları tecrübeleri ve süreçleri dinleyicilerle paylaştılar.

E. Hanım koruyucu aile olma konusunda karar verdiğinde ilgili gençlik dairesine gidip kapısını çaldığını ve sürecin hemen başlatıldığını dile getirip herhangi bir sorun yaşamadığını ifade etti. Kendisine 9 ay sonra bir bebek teklif ettiklerini, onun şimdi 5 yaşına girdiğini bildirdi.

38 total views, 1 views today