BioNTech’in kurucu ortağı Prof. Dr. Şahin: “BioNTech Türkiye’de de açılacak”

Covid-19 aşısını geliştiren, Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, Türkiye’de şube açmak istediklerini bildirdi. BioNTech Türkiye’ye 30 milyon aşı gönderecek.

Son dönemde uluslararası arenada en çok ilgi gören bilim insanları arasında ilk sırada yer alan Uğur Şahin, Türkiye ile yapılan aşı anlaşmasına ilişkin açıklamalar yaptı. Şahin, “Bu anlaşma çok mutlu ediyor bizi. Türkiye doğduğumuz ülke, anavatanımız. Kalbimizin olduğu yer. Türkiye’deki insanlara yardım edebilecek olmak bizim için büyük mutluluk” diye konuştu.
 2021 SONUNA DEK 30 MİLYON AŞI
Prof. Dr. Şahin sözleşmenin detaylarına ilişkin bilgi verirken, ilk etapta bu yıl sonuna kadar 550 bin dozun Türkiye’ye gönderileceğini kaydetti. Uğur Şahin, şunları söyledi: 
“Yıl sonu bu dozlar Türkiye’ye gidecek. İlk olarak lojistik konusuna hazırlanmamız lazım. Aşının nasıl yan etkisi olacak, mesela alerji? Alerji olduğunda nasıl davranılacak, bunların tümünün bilgilendirilmesi gerekiyor. Sağlık personelinin buna hazır olmasını, aşının güvenli bir şekilde verilmesini istiyoruz. Belki birkaç gün gecikme olabilir. 30 milyon aşıyı 2021 sonuna kadar göndermeyi düşünüyoruz. Mart sonuna kadar 4,5 milyon aşı dozu planladık. Aşılar dünyanın her yerine lazım. Adil bir şekilde dozları yetiştirmek istiyoruz. 2021 sonuna kadar Allah’ın izniyle başarabilirsek, 30 milyonu Türkiye’ye yetiştirebiliriz.”
80’DEN FAZLA ÜLKEYE DAĞITILACAK
30 milyonun dışında ellerinde imkan olması ve Sağlık Bakanlığı’nın talep etmesi halinde  daha fazla doz göndermek istediklerini anlatan Şahin, “Gelecek yıl için Pfizer şirketiyle beraber 1 milyardan fazla doz üretmek istiyoruz. 80’den fazla ülkeye bu dozları dağıtmamız gerekiyor.  Elimizde olduktan sonra Türkiye istediğinde vermek isteriz“ diye konuştu.
Türkiye ile yapılan aşı anlaşması nedeniyle sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya da teşekkür eden Uğur Şahin, “Anlaşmalar her zaman için kolay değil, kompleks bir değişiklik gerektirebiliyor. Sorumluluk, kim taşıyacak, sınırlı mı, sınırsız mı diye bu problemler vardı. Sayın Fahrettin Koca ile son günlerde 6 kez telefonla görüştük, beraber çözüm bulduk. O da sağ olsun yardımcı oldu. Sonunda anlaşmayı imzalayabildik. Bu bizim için mühim bir olay.”
Sözleşmede yer alan sınırlı sorumluluk maddesine de açıklık getiren Uğur Şahin, şunları kaydetti:
“MİLYARLIK DAVALARA KARŞI ŞİRKETİ KORUMAK İSTİYORUZ”
“Tüm anlaşmaları aynı hukuki standartlara göre yapıyoruz. Avrupa, ABD ve Japonya’da her yerde aynı standartlar. Sınırlı sorumluluk şirketimizin ne kadar bu masraflara katılacağı konusundaydı. Prensip olarak sözleşme yapma konusunda aynı yöntemlerimiz var. Bu belirli şartlar altında sadece kısmı mali sorumluluk alabiliyoruz. Bu, örneğin dava açıldığında firmanın iflasa gitmemesini güvence altına almakla ilgili. Çünkü meblağ çok yüksek ve bunu taşıyamayız. Bundan dolayı bir limit koymamız gerekiyor. Aksi takdirde olmaz. Bir şey yaptığınızda insanların büyük davalar açma imkânı var. Siz de biliyorsunuz, başka firmalar hakkında ‘böyle veya şöyle oldu’ diye iddialar atılıyor. Bu böyle olduğunda firma olarak çaresiz kalıyorsunuz. Çünkü milyarlık davalar açılabiliyor. Bu da hayatımızı zorlaştırıyor. Vatandaş için de güvenli bir aşı ürettik. Bu, dava açılması konusunda bizim güvende olduğumuz anlamına gelmiyor.  Bunun için de belirli sınırlar lazım şirketi korumak için.“
AŞININ EN ÖNEMLI YAN ETKİSİ ALERJİ
Uğur Şahin ürettikleri aşının şu ana kadar 1,5 milyon kişiye yapıldığını, bu aşılarda yan etki olarak baş ağrısı, kol ağrısı, biraz yorgunluk ve bazen ateş görüldüğünü ancak bunların bir iki gün içinde gittiğini anlattı. 
Şahin, “Aşının yan etkisi olarak nadir olarak alerji olabilir. Alerji ilk 30 dakikada olabiliyor. O yüzden aşı yapıldıktan sonra 30 dakika sağlık personelinin yanında bulunması gerekiyor. En mühim yan etkisi bu olabilir. 50 bin kişide bir olabilir“ dedi.
Bu kışın her ülke ve herkes için zor geçeceğini belirten Şahin, şöyle devam etti:
“İNSANLARIN YÜZDE 70’İNİ AŞILAMAK İSTİYORUZ”
“Bizim aşılarımız kış zamanında enfeksiyonları azaltacak durumda değil. İnsanların disiplinli olması lazım. Kendilerini korumaları lazım. Başkalarını korumaları lazım. Şimdi bizim aşımız ihtiyar insanlara ve sağlık personeline gidecek. Onları koruyabiliriz. Gelecek yaz enfeksiyon rakamları düşecek.  Çünkü yazın bu korona enfeksiyonu azalıyor. Mühim olan bizim aşıyla ve başka aşılarla, Türkiye’de de aşı üretiliyor ve Çin’den aşı gelecek, bütün şirketlerle beraber olarak yeterince aşı dozu Türkiye’ye hazır edebileceğiz. İnsanların yüzde 70’ine aşı yapmamız gerekiyor. Bunu başarırsak, gelecek kış gelmeden önce, o zaman normal bir hayata dönebiliriz. Mühim olan şimdi disiplinli kalmak.”
BÜTÜN AŞILAR İYİ
Çin’den gelen aşıyı da değerlendiren Şahin, “Şimdi Çin’den gelen aşı da etkili olduğunu gösteriyor.  Galiba yüzde 85, yüzde 86 etkisi var. Bu güzel ve etkili bir aşı sayılır. Çin aşısı veya BioNTech aşısı veya başka devletin aşısı diye hiç sakınca olmasın. Çinliler de bu aşıyı uzun bir şekilde deneylerden ve klinik testlerden geçirdi. Mühim olan, yeterince sayıda aşının Türkiye’de olması. Şimdiye kadar gördüğüm bütün aşılar iyi etki gösteriyor ve yardım edebilir” diye konuştu.
“TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ“
Şahin, Türkiye’ye yatırım yapmak istediğini ifade ederek, açıklamalarını şöyle sürdürdü: 
“Biz Türkiye’ye ilk defa ürünlerimizi getiriyoruz. Türkiye’de hem araştırma yapmak istiyoruz. TÜBİTAK ile görüşmelerimiz var. Birkaç üniversitede profesörlerle çalışmaya başladık. Türkiye’de de BioNTech şirketinin bir yerini açmak istiyoruz. Mühim olan bu enfeksiyon aşılarından başka kanser çalışmalarını da Türkiye’de yapmak istiyoruz. Allah izin verirse gelecek yaz Türkiye’de de kanser bölümünde klinik çalışmalarına başlarız. Planlarımız var. Bunları inşallah başarabiliriz. Şimdi 2021 yılında normal bir duruma geldikten sonra hakikaten Türkiye’de değişik yerlerde BioNTech şirketinin ofislerini açmak ve AR-GE yapmak istiyoruz. Türk üniversiteleri ve şirketleriyle beraber çalışmak istiyoruz. İlk senede belki bir iki üç proje olabilir ve başarılı olursak projeleri fazlalaştırabiliriz.”
Aşının fakir ülkelere de ulaştırılmasını istediklerinin altını çizen Şahin, aşıya herkesin ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
“BÜYÜDÜĞÜMÜZ YERE AŞI VERİLMESİ MUTLULUK VERİCİ“
Uğur Şahin, “Biz bu projeye başladığımızda bütün ülkelere aşıyı yollama niyetimiz vardı. Onun için de iki şirketle işbirliğine başladık. Pfizer’ın dünyada her yere aşıyı götürebilecek ve dağıtabilecek kapasitesi var. Ayrıca Fosun şirketiyle işbirliği yaptık Çin’e de aşımızı götürmek için. Bizim niyetimiz hakikaten nerede aşı gerekiyorsa oaya aşıyı götürmek” diye konuştu.
Almanya’da aşılamaya bugün yani pazar günü başlanacağının hatırlatılması üzerine de Şahin, “Özel bir şekilde mutlu ediyor. İlk defa çalıştığımız, büyüdüğümüz yere, bilim yaptığımız yere aşı verilecek” ifadesini kullandı.
Şahin, gelecek yılın sonun kadar 1,3 milyar aşı dozu dağıtmayı hedeflediklerini vurgulayarak, bu dozun dünya için yeterli olmadığını belirtti.
Kapasiteyi artırma konusunda planlar yaptıklarını anlatan Şahin, “Bu kolay bir konu değil. Aşı kompleks bir şekilde yapılıyor. Yine başka şirketlerle işbirliğine başlayacağız. Kapasiteyi nasıl yükseltebiliriz diye planlarımızı uygulayabilirsek ocak veya şubat ayında bildirebiliriz. Ben  yükseltebileceğimize inanıyorum.  Daha elimizde garantili bir plan yok” değerlendirmesinde bulundu.
“GELECEK YAZ BAŞARIMIZI BERABER KUTLAMAK İSTİYORUZ”
Gelecek yılın yaz aylarına kadar yoğun çalışmaları sürdüreceklerini dile getiren Şahin, “Yeterince aşı dozu insanlara yetiştirme konusunda mesuliyetimiz var. Biz yaza kadar rahat edemeyeceğiz. Yazın  dünya nefes almaya başlarsa biz de nefes almaya başlayacağız. O zamana kadar çalışacağız. Çalışmayı seven bir insanım. Çalışmak beni yormuyor. Başarılı olduğumuz zaman mutluluk ve enerji geliyor. Onun için yorgun değilim“ ifadesini kullandı.
Türkiye’ye Covid-19’dan korunma konusunda disiplinli ve sabırlı olma çağrısında bulunan Şahin, “Başkalarını, sevdiklerimizi tehlikeye atmamamız gerekiyor. Yardım geliyor. Yaza kadar yetişecek. Sabırlı olalım. İnşallah gelecek yazın sonunda hepimizin normal hayata dönme ihtimali var. İnşallah gelecek yaz bu başarımızı beraber kutlarız” dedi.
Şahin, boynunda taşıdığı kolyenin bir nazar boncuğu olduğunu belirterek, “Biz Türkler nazara inanırız. Annem nazara inanıyordu ve her zaman bu nazar boncuğunu takıyordu ve öyle kaldı. İnşallah yardım eder” dedi.
Şahin, şu sıralarda işlerin yoğunluğundan dolayı şirketten uzak durmak istemediğini, ancak nisan veya mayıs ayında Türkiye’ye gidebileceğini kaydetti. (arti49.com)

 77 total views,  1 views today